Saturday 21st October 2017,
Sinematografik

Bülent Uçar ” BEN – HUR, İNTİKAM ya da BAĞIŞLAMANIN ERDEMİ

Bülent Uçar 14 Eylül 2016 GÜNÜN KONUSU Yorum Yapılmamış
Bülent Uçar ” BEN – HUR, İNTİKAM ya da BAĞIŞLAMANIN ERDEMİ

 

________

BEN – HUR’un aslen Kazakistanlı yönetmeni Timur Bekmambetov, film içinde tuhaf bir şey yapıyor ve sanki seyirciye şunu söylüyor: ‘’Ben de dahil olmak üzere tüm yönetenler, yöneticiler, sizin ne hissetmeniz, amacınız ne olması gerektiği hakkında size ne söylersek siz ona inanıyor, o şekilde hissediyor, o amaca odaklanıyorsunuz.’’

Çünkü film boyunca ortada öfke ve kin duymanızı isteyen, intikam peşinde koşmanızı arzu ettiren bir serüven varken, serüven de pek bir şey değişmese de yön değişiyor ve birden sakinlik, sevgi, affedicilik taraftarı oluyor seyirci. Film de bu bağlamda bir BEN – HUR hikâyesi olmanın ötesinde bir Hz. İSA hikâyesi oluyor ve hatta içerdiği rekabet aracılığı ile neredeyse bir ROCKY vs APOLLO çatışmasındaki ruha göz kırpıyor.

Ve tüm bu gel – gitler yaşanırken, şu düşünce de kendini öne çıkarıyor: ‘’Mücadele, rekabet, öfke ve savaş dışında bir insan doğası yokmuş, insanının doğası buymuş gibi görünse de bu bir yanılsama ve bunun aksi yönünde seyreden bir düşünce kendini görünür kıldığında kolaylıkla adapte olunabiliyor.

Filmin finale yakın sahnelerinden birinde, Morgan Freeman’ın canlandırdığı Ilderim adlı karakterle Ben – Hur arasında şöyle bir dialog geçiyor: Ilderim, yan tarafta kendisi için sürüp giden kutlama eğlencesine rağmen, sessiz ve hüzünlü görünen Ben – Hur’a ‘’Bu kutlama senin için, neden burada yalnız başına bekliyor, bize katılmıyorsun?’’ Ben – Hur: ‘’ Hiçlik içinde, hiç için yaşamak nasıl bir şey?’’ Ilderim:’’ Yalnızlıktan öte bir şey ama başka bir hayat da bilmiyorum. Gidip kendine BİR ŞEY bul.’’ BİR ŞEY’den ve bu dialogdan kasıt şu ki, bulunması gereken o BİR ŞEY, hayata değer ve anlam kazandıracak BİR ŞEY – ve aslında HZ. İsa’nın da insanlığa salık verdiği yaşam biçimi. Sevip bağlanabileceğiniz BİR ŞEY bulun. Nedir o BİR ŞEY? Bunu, kişinin kendisi belirleyecektir.

Bugünlerde hâlâ gösterimde olan ve uzun bir süre de gösterimde kalacağını düşündüğüm BEN – HUR adlı film, her ne kadar bir BEN – HUR, intikam ve Antik Roma hikâyesi içerse de aslında güçlü bir Hz. İSA filmi

Bazı filmler, içerdikleri hüzün ya da trajedi nedeniyle değil, güzelliği ve duygu sağanağı nedeniyle insanı ağlamanın eşiğine dek getirir. Eski usul, giriş, gelişme sonuç şeklinde gelişen ve seyirciyi hikâyenin eksenine kolaylıkla çeken, başkarakterle kolaylıkla özdeşim kurmasını sağlayan, iyi ve kötü karakterleri çok net ortaya koyarak, seyirciye tarafını kolaylıkla seçtiren ve seyirciyi baş karakterle birlikte amaca kilitleyen senaryosuyla Ben – Hur, güzelliğiyle göz yaşartabilecek filmler kategorisinden…

BEN – HUR, geçtiğimiz Cuma günü sinemalarda gösterime girdi. Film, sinemalara bir zamanlar, izlenecek filmler aracılığı ile maceralar yaşamak, kahramanla özdeşleşerek, aşık olmak, üzülmek, mutlu olmak, öfke duymak, affetmek ya da intikam almak için giden insanların dönemine uygun senaryo stili ve hikâyesiyle gerçek ve doyurucu bir sinema deneyimi yaşatıyor. Ben – Hur’un öfkesi, öfkeniz, intikam arzusu, intikam arzunuz olurken, tüm o kaos, savaş ve öfke dolu zaman ve mekânlarda Nasıralı marangoz İsa(Hz. İsa)nın güzelim yüzü, affediciliği, hırstan ve öfkeden arınmış duru görünümü, sevgi ve sadelik coşkunlukları kalbinizi arındırıyor. Nihayetinde, Ben – Hur’la birlikte öfke ve intikam ölçüsüzlüğüne kapılmışken ve ölçüsüzlüğün kışkırtıcı tadına bakar ve bundan vazgeçemezken, bunun en doğru yol olduğu düşünürken, İsa ile birlikte arınmaya, biz insanlara yol gösterecek en iyi ve en doğru şeyin, sevgi ve alçakgönüllülük olduğunu, insanı masum ve kurtulmuş kılacak şeyin de şiddet değil, sarılmak, taşkınlık değil, ölçü olduğunu anlıyorsunuz.

Tüm bunlar olurken olayların vuku bulduğu mekânın Antik Roma olduğu, zamanın Sezar zamanı olduğu da akıldan çıkarılmamalı. Çünkü Antik Roma, kana ve zaferlere aç şekilde yönetilirken, muhalif ve yandaş halk da özellikle arenalarda gerçekleştirilen yarışlarla hırsa, kana ve zaferlere aç hale getiriliyor. Filmin Antik Roma kurgusu da sanki günümüz Amerika’sına özdeş şekilde yapılmış. Bir sahnede Ilderim(Morgan Freeman) ile Judah Ben – Hur arasında geçen dialog da bunu kanıtlar nitelikte: Ilderim, Ben – Hur’a: ‘’İntikam hırsını anlıyorum. Benim de bir zamanlar ‘tüm Romalılar ölmeli günlerim’ olmuştu ama tüm Roma asla ölmez. Hırsı ve gözü dönmüşlüğü bırak, akıllı ol ve doğru yöntemle savaş. Arenaya çık, yarışlara katıl ve onları orada yen. Gururlarını kır. İntikamını bu sayede al.’’ Ben – Hur: ‘’Benim yarışmama asla izin vermezler.’’ Ilderim: ‘’ Burası Roma. Uygun bahis yoluyla, gerekli ödemeyi gerçekleştirmeyi vaat ettiğinde her şeyi yapmana izin verirler.’’

Özellikle Hz İsa aracılığı ile barışa, sevgi ve merhamete yapılan göndermeler ve kardeşliği yücelten söylemleriyle filmin ilahi tonu ve tanrısal rengi de güçlü şekilde sarıyor seyirciyi. Bu söylem ve sahneler bir çeşit arınma ayinine yol açarken, film de kahramanın ve seyircinin gözünü bürüyen öfke ve adalet arayışı ekseninde bir intikam filmi olarak var olurken, Hz İsa’nın söylemleri ve yaydığı sevgi, merhamet ve güzellik düsturları sayesinde bir sevgi ve güzellik filmi olmaya doğru evriliyor. Hz. İsa’nın çarmıhtaki görüntüsü ve oradayken de alçakgönüllü ve öfkesiz duru hali, tanrının oğluna, gözyaşı dökmeye doğru sevk ediyor. Ve o anlıyor insan, oğluna bu denli acımasız davranmış insanlığa karşı tanrı enden merhametli olsun, sorunun cevabındaki gazabı.

Film, tüm bu nedenlerle, sona ererken, seyircide ayağa kalkıp filmi alkışlama isteği uyandırıyor. Ben bunu istedim ama güzellikten dolayı bir çeşit vecd (esrime – trans) hali yaşadığım için donup kalmıştım. Hiçbir şey yapmadım. Ama sinemadan çıktığımda içimdeki güzelliğin çokluğu kafamın içinde çınlayan alkışlara dönüştü.

Bülent Uçar





Etiketler: , , ,

BENZER YAZILAR

Yazar Hakkında

Herbalife Ürünleri