Saturday 21st October 2017,
Sinematografik

Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ”

Bülent Uçar 08 Nisan 2017 FELSEFE Yorum Yapılmamış
Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ”

________

Estetik Tavır, sanat felsefesi literatüründe şöyle tanımlanır: Bir güzellik karşısında, onu ele geçirme, sahip olma, dokunma arzusu duymadan, sadece izliyor olmanın duyurduğu sonsuzluk, özgürlük ve huzurun hazzı için bakma edimi…

İşin içine çıkar beklentisi girmediği sürece bu durum estetik olmayan tavır halini almaz. Ve hayat, bu tavır içinde sürdürülürse, kişi, öyle sanıyorum ki, yola hiçbir zaman kazanmak adına çıkmayacağı için kaybetme riski de olmayacaktır. Eylemde bulunacaktır ama başarmak, onay almak ya da kazanmak için değil. O eylem güzellik içinde, olması gereken en doğru özü barındırdığı için gerçekleşecektir.

Willie Satrk’ın All The King’s Man’de söylediği gibi: ‘’Bir kadına yazılmış güzelim bir sone, kadının evli olduğu öğrenilince güzelliğini kaybeder mi?’’

İşte bu, sonuç ve beklenti odaklı olmayan yaşam tarzı, estetik tavrın yol göstericiliğinde bir ‘’ estet’’ yaşamının başlangıç noktası olacaktır.

Hiçbir yere ulaşma arzusu duymadan, amaçsızca, sadece yürümenin duyurduğu haz ve esenlik için var olmak da kanımca bir estet tavrının sonucudur.

Paul Auster’ın New York Üçlemesi adlı eserinin Cam Kent kısmında yazdığı üzere, sadece bir adımını öne atıp diğerini de onun önüne atmak koşuluyla yol almak – yürümek – kişinin kendini geride bırakarak, sadece sakinliğin olduğu, dil ve düşüncenin ulaşamadığı sadelik alanına mı sürükler insanı?

Ya da Henry David Thoreau’nun söylediği gibi ‘’Yaşamak için ayağa kalkmamışken yazmak için oturmak boşuna mıdır?’’

Sören Kierkegaard, Kant ve Friedrich Nietzsche başta olmak üzere, teorik söylem yetisi dışında şiirsel söylem gücünü de sergileyen bütün çığır açıcı, büyük düşünür ve romancıların yürümeyi sağaltıcı bir edim, neşe ve huzur veren bir ilahi kaynak olarak görmesi rastlantı mı? Hiç sanmıyorum. Yürümekle kişinin kendi özüne doğru yol alması, daha duru, daha yalın ve etkili düşünmesi, suçluluk ve nedensiz günahkârlık duygusundan uzaklaşması, tıpkı bir çocuk dirimselliği içinde var olması hali bu sürecin doğasında var ki, bu konuda dile gelmiş ortak birçok söylem, duygu ve şiirsel metin var.

Jean Jaques Rousseau bir defasında şöyle yazmış: ‘’Sadece gençlik günlerimde, yürüyerek seyahat ettim. Ve bundan da büyük zevk duydum. Çok geçmeden vazifeler, işler ve taşınacak yükler beni beyefendilik yapmaya, arabalara binmeye mecbur bıraktı. İçimi kemiren kaygılar, üzüntüler ve sıkıntılar da o arabalara benimle bindi. O zamandan beri önceki seyahatlerimde duyduğum o yol gitme zevki yerine, gideceğim yere bir an evvel ulaşma ihtiyacı duyuyorum sadece.’’

 

Arthur Rimbaud, rüzgâr tabanlı bir adamdı. Kendini ‘’yaya’’ olarak tanımlıyor şehirlerden şehirlere, hatta güneşe dek yürümek istiyordu. Öldüğünde 37 yaşındaydı. Ölümü sonrası hastane kayıtlarına düşülen notta şöyle yazıyordu: ‘’Charleville’de doğmuştu, Marsilya’dan geçiyordu.’’ Geçiyordu. Oraya, sırf tekrar yola çıkmak için gelmişti.

Robert Louis Stevenson, mesela, yürümenin yalnızlık içinde gerçekleştirilmesi, yürümekten hakkıyla keyif almak için yalnız olmak gerektiğini söyler ve ekler: Yalnızlık içinde yapılmayan yürüyüşler, yürüyüş değil, olsa olsa pikniktir. Jean Jaques Rousseau’nun da aynı düşünceye sahip olduğunu görüyoruz. Rousseau’nun ‘’Yürümeden hiçbir şey yapmam, benim çalışma odam kırlardır. Masa, kâğıtlar ve kitaplarla dolu bir manzara beni daraltır. Çalışma araç gereçleri bezginlik verir bana. Masaya oturduğumda yazacak bir şey bulamam. Düşünceler bana yürürken gelir.’’ dediğine de kitaplar aracılığı ile şahit oluyoruz

Friedrich Nietzsche bir yürüyüş tutkunu olarak Kişi Nasıl Kendisi Olur, adlı kitabında şöyle yazar:  ‘’Sadece kitaplar arasında düşünebilenlerden değiliz biz. Bizim ethos’umuz açık havada, tercihen yolların bile tefekküre daldığı ıssız dağlarda veya deniz kıyılarında yürüyerek, sekerek, tırmanarak, dans ederek düşünmektir.’’

Bülent Uçar





Etiketler: , ,

BENZER YAZILAR

Yazar Hakkında

Herbalife Ürünleri