Sunday 24th June 2018,
Sinematografik

Gamze Yönet ” YAKIN ZAMANIN RUHUNDAKİ DÖRT ADAM ”

Bülent Uçar 24 Aralık 2017 GÜNÜN KONUSU Yorum Yapılmamış
Gamze Yönet ” YAKIN ZAMANIN RUHUNDAKİ DÖRT ADAM ”

ATATÜRK

 

Kimine göre kahraman, kimine göre bir asker, kimine göre siyaset adamı, kimine göre –dile kolay- ülkenin kurucusu, kimine göre devlet yıkıcı, kimine göre dinsiz…  Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Bana göre tek bir kelime ile özetlenemeyecek kadar büyük bir insan kendisi. Henüz bu denli mükemmelliği ifade edecek kadar anlamlı bir kelime karşıma çıkmadı.
Yıkıntılar içinden yeni bir yurt kuran, hukukun üstünlüğü ile her insana eşit hak tanınmasını sağlayan, geri zihniyeti geride bırakarak halka parlak bir gelecek armağan eden yüce adam. Ben babam demeyi tercih ediyorum.
Sevmek veya sevmemek… Bu iki yargı baskı sonucu oluşturulamaz ve zorla yaptırılamaz kimseye. Fakat herkes ona “şükretmeli”.
Onu saymak için tarafınız, dininiz, fikriniz, kimliğiniz önemli değil. Çünkü o bu kriterleri görmeksizin herkese eşitlik sağladı. Eleştirecek bir yönünü aramaktansa, iki dakikanızı ayırıp “Olmasaydı olur muyduk? ” sorusunu kendinize sorun.
Her zaman onun ülke adına yaptıklarını göz önünde bulundurup gurur duyuyoruz. Peki ya kimdir bu Mustafa Kemal? Özel hayatında nasıldır, neyi sever, neyi sevmez düşündünüz mü hiç?
Kendisi üç adet gazete çıkardı. Okul yıllarından itibaren sürekli şiir yazardı. Toplam 14 kitap yazdı. Bu kitapların arasında hepimizin bildiği geometri kitabı dışında toplumsal ve askeri konulara yönelik kitaplar var. Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça olmak üzere 4 yabancı dil biliyordu. Hayatı boyunca toplam 3977 kitap okumuştur. En sevdiği kitap ise Çalıkuşu romanıydı. Kıyafetlerini kendi tasarlardı, lacivert kullanmazdı. Diksiyonu düzgün olmasına rağmen, bazı kelimeleri Rumeli ağzıyla telaffuz ederdi. Her gün at biner, yüzmeye giderdi.
Vasıflı insan olmak emek ister, herkes başaramaz. Çok büyüksün Atam, çok…
Minnet ve özlemle…

GANDHİ
Şiddete başvurmadan yapılan eylemlerle de devrimci olunabileceğini gösteren Gandhi’nin birkaç sözünü paylaşmak isterim.
“Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsına yetecek kadarını değil.”
“Barışa giden yol yoktur, barışın kendisi bir yoldur!”
“Uğruna ölebileceğim birçok davam var, fakat uğruna öldürebileceğim hiçbir davam yok…”
Her ne kadar barışçıl ve mantıklı gözükse de Gandhi kusursuz bir aziz değildi.
“Basit yaşa ki başkaları da var olabilsin.”
Gandhi’nin Güney Afrika’da geçirdiği yıllardan birinde, iki kadın takipçisi, genç bir adam tarafından tecavüze uğradı. Bunun üzerine Gandhi, olayın sorumlusu olarak kadınları gösterdi.
Gandhi’ye göre erkekler doğaları gereği temel cinsel güdülerini kontrol edemeyen varlıklardı.
Nefsine ne denli hakîm olabildiğini test etmek için birkaç defa genç kızlardan onunla aynı yatakta çıplak vaziyette yatmasını istemişti. Onlara dokunmuyor, onlardan tahrik olmuyor ve böylece cinselliği aştığını ispatlamış oluyordu.

Topluma ne kadar faydanızın olduğu önemli tabii, fakat zihniyeti parlak olmayan bir insan çevresini ne kadar aydınlatabilir ki?

 

 

CHE
Devrimci hareketin efsanevi ismi Che, tüm dünyanın devrimci kahramanı. Dikkatinizi çekmediyse, o bir doktor.
Yoldaşı Fidel Castro ve binlerce isimsiz kahraman ile Küba’da ulaştığı devrim zaferinin ardından Bolivya halkının emperyalizm ve kapitalizmin ağır sömürüsünden kurtulması için verdiği mücadelede öldürülen ve hayatını özgürlük ve eşitlik mücadelesine adayan.
Onun kişiliğini anlamak için birkaç kelimesi bile yetiyor aslında.

“Çoğu bana maceracı diyecek, evet öyleyim. İnançlarını doğrulamak uğruna postunu tehlikeye atan türden.”
“ En kolayıdır kaybetmek, mesele kazanmak için uğraşmakta. Savaşmadan esir olacağına savaşarak ölmeli insan aslında.”
“ Eğer bir gün beni başım eğik görürsen, bil ki başım; yere düşmüş birini kaldırmak için eğilmiştir.”
“ İki şeye hakkım var; özgürlük ve ölüm. Çünkü kimse beni canlı tutsak edemez.”

Ona bir yenilikçi gözüyle bakarsanız, ne isteğini ve neyi dileğini daha iyi anlayabilirsiniz.
Zordur içindeki cevheri görmek, bu denli barışı benimsemek.
Bir de başka bir devrimcinin gözünden bakalım:
“Onun Amerikan emperyalizmine karşı verdiği kavgada, kararlı, azimli tutumu zor günlerimizde bizlere yol gösterecek ve Vietnam halkının milli demokratik devrim mücadelesinde inançlı adımları oportünizme karşı mücadelemizde bizlere örnek olacaktır.”
- Deniz Gezmiş

 

DENİZ GEZMİŞ

 

Ertuğrul Kürkçü’den Deniz Gezmiş

Ben, Deniz’in 70′in sonbaharında ODTÜ’ye geldiğinde bana söylediği sözleri hatırlıyorum, onlar oldukça kritik sözlerdi. Bazı kararlarımı hep o sözleri aklımda tutarak verdiğimi hatırlıyorum. Rastgele bir tartışma içerisinde ama çok ciddi bir tartışma içerisinde Deniz, şöyle bir öngörüde bulundu: “Bütün Türkiye’ye sıkıyönetim gelecek, herkesi cezaevine dolduracaklar. Orada herkesin bir koğuşu olacak, her eğilimin bir koğuşu olacak.” O zamanki adlara bağlı olarak, “Kırmızı Aydınlık Koğuşu, Beyaz Aydınlık Koğuşu, Sendikacılar Koğuşu… Ziyaretçiler tavuk getirecek, onlar, bu tavukları nasıl paylaşacaklarını tartışacaklar.” Şimdi hatırlamıyorum kimdi, birisi: “peki ya biz ne yapacağız” diye sordu. Deniz, “Biz öleceğiz oğlum.” dedi, “Çünkü biz dövüşeceğiz ve esas oportünizm nasıl bir şeydir, mücadele nasıl bir şeydir, devrimcilik nasıl bir şeydir onu o zaman herkes görecek.”

2014′te ortaya çıkan Deniz Gezmiş’in daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış bir şiiri;
“Yenilmişsem
Elim kolum bağlı
Boynumda yağlı ip
Gelip dayanmışsam
darağacına
Dudaklarımda yarın
Gözlerim yarınlarda
Unutmak mı gerek seni?
Kapılar kapalı
Tutulmuşsa gece
kapkara yollar
Sıcacık bir sevgi
sunmayacak mıyım
insanlara?
Bakmayacak mıyım yarınlara
Seslenmeyecek miyim
insanlara?”

Bu ülkede hak ettiği yere gelebilen, sesini duyurabilen, kendini anlatabilen insan sayısı bir elin parmağını geçtiği gün; güneş doğacak. Denizlere selam olsun.

 

 

 

 





Etiketler: , ,

BENZER YAZILAR

Yazar Hakkında

Herbalife Ürünleri