Saturday 21st October 2017,
Sinematografik
Paylaşımlar
Bülent Uçar ” ON BİRİNCİ YÜZYILDA ” Bülent Uçar ” JAMES JOYCE / ULYSSES / FENOMENEOLOJİ / ANGELOPOULOS  ve Le Regard D’ULYSSE ” Bülent Uçar ” YOKLUĞUNDA SEVİLEN ADAM ” Bülent Uçar ” HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ ” Bülent Uçar ” GÜZEL DELİRENLER ya da BİR SÜPER KAHRAMANIN AŞKI ” Bülent Uçar ” BİR MELANKOLİ REKORU ” Bülent Uçar ” MİSİNA ” Bülent Uçar ” KADIN GÜZELLİĞİ SADECE ZAMAN, MEKÂN ve HER ŞEYİ Mİ BELİRLER? ” Bülent Uçar ” SAPLANTI ya da METAFİZİK BAŞKALDIRI ” Bülent Uçar ” EVDEN UZAĞA ” Bülent Uçar ” SARTRE, HEGEL’DEN NE ALDI ” Bülent Uçar ” BİR HİKMET TEMEL AKARSU KİTABI HAKKINDA ” Bülent Uçar ” ÖYLE KALSIN, BOZUK ve ESKİ – ” Bülent Uçar ” TRAJİK SEÇİM ya da YÜKSÜZ OLMANIN SEVİNCİ ” Bülent Uçar ” KAYBOLMADAN BİR ADIM ÖNCE ” Bülent Uçar ” BAĞLANMANIN MUTLU ÖZGÜRLÜĞÜ – SOREN KIERKEGAARD – TUTKU ya da İMAN ŞÖVALYESİ ” Bülent Uçar ” YOLDA AŞK ” Bülent Uçar ” ZAMANDA YOLCULUK ve BİR MARK TWAIN MESELESİ ” Bülent Uçar ” GEORGE BERKELEY ve BİR ÖTE DÜNYA OLARAK AMERİKA ” Hektor Tora ” 8 ÖLÜ 27 ŞARKI HAKKINDA ” Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ” Bülent Uçar ” BAHÇEYE DÜŞEN SESSİZ KADIN ” Bülent Uçar ” MEHMET AÇAR ve YENİ ROMANI HAKKINDA – ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER” Bülent Uçar ” BİR YAS, AĞIT VE İLK GÜN MATEMATİĞİ ” Bülent Uçar ” İLK ROMAN – 8 ÖLÜ 27 ŞARKI – ÖNSÖZ  ve ARKA KAPAK YAZISI ” Bülent Uçar ”ÇARMIHTA ÖDENEN BORÇ ” Bülent Uçar ” BAŞLANGICI OLMAYAN ESKİ ŞEYLER ” Bülent Uçar ” ORADA YÜNDEN DE SICAK O SÖZCÜKLER ” Bülent Uçar ” BİR RÜYA, SABAH YÜRÜYÜŞÜ ve AKŞAMÜSTÜ KARANLIĞI ” Bülent Uçar ” KİŞİSEL  – FANTASTİK BİR ONTOLOJİ ” Bülent Uçar ” YOLCULUĞUN İLK KISMI ” Bülent Uçar ” GERÇEK BİR APTALIN HÜZÜNLÜ FENOMENOLOJİSİ ” Bülent Uçar ” NEDENİ OLMAYAN BİR AKŞAM ” Bülent Uçar ” BİRAZ PARA MESELESİ, KAÇMA EĞİLİMİ VE EVE DÖNÜŞ HAKKINDA ” Bülent Uçar ”ADANA’DA BİR NİHİLİST KAZAĞI ” Bülent Uçar ” HEGEL, GEIST ve ASLINDA HER ŞEY HAKKINDA ” Bülent Uçar ” WITTGENSTEIN, DİĞERLERİ VE UZAKTAKİ ŞEYLER HAKKINDA ” Bülent Uçar ” NASIL DELİRECEĞİNİ BİLEN ADAM ” Bülent Uçar ” AHŞAP KUTUDAKİ ZAMAN KAPISI ” Bülent Uçar ”GÖRÜNMEZ ADAMIN ZAMANDA SALVOSU ” Bülent Uçar ” BEN – HUR, İNTİKAM ya da BAĞIŞLAMANIN ERDEMİ

Bülent Uçar ” ON BİRİNCİ YÜZYILDA ”

______________ Geçmiş, hatta uzak geçmiş zaman konularında sadece tahmini olarak konuşulabiliyor. Sanırım on birinci yüzyılda, ortaçağ’daydık. Hafta sonu olduğuna eminim de günün cumartesi mi Pazar mı olduğunu bir türlü anımsayamıyorum. Ben, ıssız bir bozkırın orta yerinde, sadece sütunlara tutturulmuş, tek

Bülent Uçar ” JAMES JOYCE / ULYSSES / FENOMENEOLOJİ / ANGELOPOULOS ve Le Regard D’ULYSSE ”

_____________                                                                         ‘’Sınırı geçtik ama hâlâ buradayız, insanın evine ulaşması için daha kaç sınır geçmesi gerekir. ‘’(Theo Angelopoulos)             ‘’Doğumdan evvel mesuttur bebek. Rahmin derununda eder ibadetin. Ana rahmindeki her şey onun için pek münasip şekilde hak edilmiştir. (James

Bülent Uçar ” YOKLUĞUNDA SEVİLEN ADAM ”

_____________ Bir arkadaşım anlatmıştı. Ben de anlattığı şeye hayran kalmış, duyduğum en güzel sevgi anlatısı, benzetmesi olduğunu düşünmüştüm. ‘’…Dedem beni öyle severdi ki…’’ demişti. ‘’Bana hep ‘Seni öyle çok seviyorum ki, içimi açsalar sen çıkarsın’ derdi. Anlattığı bu şey çok

Bülent Uçar ” HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ ”

________________ Söylenip işitildiğinde, dile de kulağa da kolay gelen şeyler kategorisine ait olsa da, şimdi söyleyeceğim şey, zorlu bir duygu ve konuyu içeriyor. Çok uğraştım, çok acı çektim, çok yoruldum, uykusuz kaldığım da oldu, hastalandığım da ama sonunda, başkalarına rehberlik

Bülent Uçar ” GÜZEL DELİRENLER ya da BİR SÜPER KAHRAMANIN AŞKI ”

________ 1 1998 yılı, kış vakti… Adana’da, aralıksız esen sert rüzgârlarla birlikte, çok soğuk geçen ve sanki buzdanmış gibi donduran bir beş hafta yaşandı. Aralık ayının son günlerinde başlayarak, Ocak ayının sonuna kadar süren o uzun kırk gün… O beş

Bülent Uçar ” BİR MELANKOLİ REKORU ”

_____________ Salim’in abisi ölmüştü. Biz çoktan böyle terk edilmiş ve sessizlik içinde tekinsiz hissetmeye başlamıştık.  Her şeyin olağan ve eskisi gibi olduğunu gördüğümüzdeyse buna inanamayarak, hayret duyan bakışlarla izlemiştik olup bitenleri. Salim’in abisi öldükten sonra sokakta, o yazın güneşi her

Bülent Uçar ” MİSİNA ”

___________ Ölü adam, karanlık otobanı koşarak geçerken, binlerce ton ağırlığındaki hüznüyle içi mutsuzluğun kapkara rengiyle boyanmış bir kadın, tutunduğu her şeyin ağırlığını artırıyor, ne yana dönse, dünya o yana doğru eğiliyordu ve ben, birini hayal ediyordum. Ona çok yabancı değildim,

Bülent Uçar ” KADIN GÜZELLİĞİ SADECE ZAMAN, MEKÂN ve HER ŞEYİ Mİ BELİRLER? ”

________  Bir babanın, ayrılmak istemediği oğluna, çöllerle ilgili söylediği şu sözleri, denizlerle ilgili olarak söylemeyi tercih ederim:             ‘’Oğlum, sen iste yapalım. Bir gemiye binerek kaçalım. Denizler üzerinde yol alalım. Uzaklaşalım ve bir daha hiç dönmeyelim. Sadece geri dönenler yakalanırlar, biz, eğer

Bülent Uçar ” SAPLANTI ya da METAFİZİK BAŞKALDIRI ”

_________ Bazı hikâyeler, ‘’Tamam, pekâlâ olan oldu ve her ne olduysa geride kaldı, unutalım ve önümüze bakalım… ” demeyen, diyemeyen, biricik olduğunu düşünen öfkeli adamların hikâyeleridir. Aklın egemen olduğu uygar dünyada bir tür hastalık ve kişilik bozukluğu olarak görülse de

Bülent Uçar ” EVDEN UZAĞA ”

  _________ Cennetten uzağa… Bahçe kapısının ötesinde ölçü tutmayan uzaklıkta, toz toprak içinde, yürümekle geçen yedi yüz uzun gün… O günlerde zihnin rutubetli kuytusunda, karanlık mağarada oluşuyor, orada büyüyorlardı. Sonra bir gün, gece patlayarak dağılırken uyandı bilinç. Güneş ışıkları mağarayı

Bülent Uçar ” SARTRE, HEGEL’DEN NE ALDI ”

Giriş’ten Önce: _______ Jean Paul Sartre felsefesi ve var oluşçuluğu hakkında anekdotlar: 1 -Sartre, yarı otobiyografik romanı ‘’Sözcükler’’de kendini ve tüm insanları, bir trende biletsiz ve kaçak olarak yolculuk eden, kondüktörün kompartımana her an gelerek kendilerini trenden atmasından korkan kişilere

Bülent Uçar ” BİR HİKMET TEMEL AKARSU KİTABI HAKKINDA ”

Kitabın adı: Symi’de Aşk – Türü: Kısa roman, uzun öykü, literatürdeki adıyla novella, yayıncı: 1984 yayınları, sayfa sayısı: 124 –  yazar: Hikmet Temel Akarsu ________ MUTLU BİR AŞK UĞRUNA   Anonim bir ses, şöyle buyurur: ‘’ Kadınlar serserilere aşık olur,

Bülent Uçar ” ÖYLE KALSIN, BOZUK ve ESKİ – ”

____________ ‘’Yok oluşla ilgili en büyük okus pokus numarası, tadilat dolayısıyla kapalıyız, klişesinde gizli gibi geliyor bana. Artık her şey bitti, diyemediği için kişinin başvurduğu ucuz ve sinsi bir yol… Bunun ilişkilerdeki karşılığı, bir süre ara verelim, biraz uzaklaşmalıyım, biraz

Bülent Uçar ” TRAJİK SEÇİM ya da YÜKSÜZ OLMANIN SEVİNCİ ”

____________ Kız 22 yaşındaydı, hazırda, gelecek çok yakın zamanda bir trajik gerçek vardı, zamanını kimse bilmiyordu. Erkek, ondan belki birkaç yaş büyüktü, 25 olabilir. İkisi o tuhaf ve trajik gerçekten, bir matematik hatası gibi görünen son andan önce birbirlerine birer

Bülent Uçar ” KAYBOLMADAN BİR ADIM ÖNCE ”

_____________                                                                    Eğer hiç kimse bulaşmazsa biz de bulaşmayacaktık. Oraya, İçeriye girene dek, çalılığa doğru uzanan toprak yolda, o kadar saat boyunca yürümüş, güçlü rüzgâr ve tozun toprağın altında öyle çok üşümüştük ki sıcak bir yer dışında arzulayacağımız başka hiçbir şey

Bülent Uçar ” BAĞLANMANIN MUTLU ÖZGÜRLÜĞÜ – SOREN KIERKEGAARD – TUTKU ya da İMAN ŞÖVALYESİ ”

1 _____________ Özgürlüğü epeydir yüksek meblağlı ve bozdurulmamış bir çeke benzetiyorum. Bir seçim yapılarak bozdurulmamış, bir teslimiyetle sonuçlandırılmamış özgürlük, boşunadır ve fazlalıktır. Tıpkı, çok sıcak bir yaz günü, yakıcı güneş, anlamsızlığı acımasızca alevlere terk ederken insanın da o an hiçbir

Bülent Uçar ” YOLDA AŞK ”

1 _____________   Balkon kapısını kapatmam gerekirdi, ama bunu yapmadım. Rüzgârın içeriye uçuşturduğu yaprakların arasından yürümeye çalışıyordum. Odanın dışına, salona taşıdığım ve günlerdir toparlanmamış yatağa eğilerek, aylar önce Sanem’in küçük kâğıtlara yazdığı notlara baktım: ‘Uyku bir kara deliktir. İnsan, eğer

Bülent Uçar ” ZAMANDA YOLCULUK ve BİR MARK TWAIN MESELESİ ”

_______________ Herhangi bir platformda, Zamanda Yolculuk söz konusu olduğunda, orada büyük bir tutku ve arzunun israf olup heba edilmemesi için bu yolcuğun mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleme isteği geçer içimden ve bunu söylerim. Sonra çoğu zaman da trajik bir nedenden ya

Bülent Uçar ” GEORGE BERKELEY ve BİR ÖTE DÜNYA OLARAK AMERİKA ”

_____________ Bana, çok eskiden beni çağırmak için kullanabilecekleri, çok seveceğim bir isim koymuşlar. Ahmet Semih… İsimden epey sonra da takıntılarım başladı. Birkaç terk ediliş ve ölümden sonra da artık çocukluk bitmiş. Gençlik ve yarı yetişkinlik günlerim başlamıştı. Bir kısmı iyi,

Hektor Tora ” 8 ÖLÜ 27 ŞARKI HAKKINDA ”

    8 ÖLÜ- 27 ŞARKI “Kendi Varoluşuna Dj Bir Adamın Patetik Repertuarı.” Bülent Uçar Roman- 332 Sayfa Verita Kitap   Bülent Uçar, Aydınlık Kitap Eki okurlarının yakından tanıdıkları bir isim. Her hafta, ara vermeden kaleme aldığı yazılarıyla edebiyat dünyasını

Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ”

________ Estetik Tavır, sanat felsefesi literatüründe şöyle tanımlanır: Bir güzellik karşısında, onu ele geçirme, sahip olma, dokunma arzusu duymadan, sadece izliyor olmanın duyurduğu sonsuzluk, özgürlük ve huzurun hazzı için bakma edimi… İşin içine çıkar beklentisi girmediği sürece bu durum estetik

Bülent Uçar ” BAHÇEYE DÜŞEN SESSİZ KADIN ”

_____________ Gerçekliği özüne taşıyarak onu sözcüğün asıl anlamında hakiki kılan şeyin ne olduğunu bilemiyorum. Öyle sanmak, bu sanının uzun sürerek gerçekliği taklit etmeye ve bunda çok başarılı olmaya başlaması, bilinç ve onun oradaki hassas bölgesinde imge dünyasının en ıslak ve

Bülent Uçar ” MEHMET AÇAR ve YENİ ROMANI HAKKINDA – ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER”

ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER   ___________ İnsanın aklı, bilinç, ruh ya da yaşadıklarını sakladığı hafıza; soyut, ölçülemeyen ve bilinemez şeyler midir? Yoksa Thomas Hobbes’un dediği gibi, bilinç, akıl ve duygular da maddi şeyler midirler? Ruh mesela, onun dediği şekliyle, ‘’ince fizik

Bülent Uçar ” BİR YAS, AĞIT VE İLK GÜN MATEMATİĞİ ”

_______________ Epeydir peşinde olduğumuz açıklığa ulaşarak, sırrı çözdüğümüzde, Adana’da İstasyon meydanında, adı Gümüşat olan birahanede bekliyordu beni.  İçeriye girdiğimde küçük bir masada, masadan da küçük rakı şişesi açık, mezeler hazırdı, beni görünce ayağa kalktı – elini uzattı ”Ahbap n’aber?” –

Bülent Uçar ” İLK ROMAN – 8 ÖLÜ 27 ŞARKI – ÖNSÖZ ve ARKA KAPAK YAZISI ”

_____________ 8 ÖLÜ 27 ŞARKI İlgililer için Açıklama 8 Ölü 27 Şarkı adlı ilk kitabım, bir roman olarak Verita Kitap tarafından yayımlandı. Kitabı, bu bölgede edinmek isteyen ilgililer, ona, bugünden itibaren, Sinanoba’da Gül’ün Orta Şeker adlı kafesinde ulaşabilir. Kitaba ulaşmak

Bülent Uçar ”ÇARMIHTA ÖDENEN BORÇ ”

__________ O an, anlaşılmayı öyle çok istiyor ve anlaşılmama ya da yanlış anlaşılma riskinden öyle çok korkuyordum ki, konuşmasam daha mı iyi olur diye düşünürken, kendimi nasılsa alışırım, diye ikna ettim ve söyledim: ‘’Yani, çarmıha gerilsem, her şey ve herkesle

Bülent Uçar ” BAŞLANGICI OLMAYAN ESKİ ŞEYLER ”

____________ Bir defasında, etkisini sadece iki gün sürdüren, kimsenin karşı koyamadığı bir zırhım olmuştu. Hiçbir kötücüllük ya da karanlığın delip geçemediği bir zırh… Keşke daha uzun sürseydi. Ama sadece iki gün… Sonra, bu zırha dair özü sadece kendime açıkladım. Belki

Bülent Uçar ” ORADA YÜNDEN DE SICAK O SÖZCÜKLER ”

____________ Bir ara, aslında çok uzun zaman önce, içimdeki kapkara bir duygudan dolayı,  tanıdığım ben değil de başka biri olduğum günlerde, hiç uyuyamıyordum. Uyuyamıyordum dememeliyim de uyuyup uyanıyor, sonra, açık bıraktığım televizyonun gürültüsüne rağmen yerimden kalkıp onu kapatmıyordum. Bir uyku

Bülent Uçar ” BİR RÜYA, SABAH YÜRÜYÜŞÜ ve AKŞAMÜSTÜ KARANLIĞI ”

___________ Kendimi bir rüyanın içinde, çok eski bir arkadaşımın çocukluğu olarak gördüm. Bana öyle, ne yaptığını bilmezmiş gibi, neredeyse ağlamaklı bir halde bakıp duruyordu. Sonra, bakmayı sona erdirerek, ayağa kalıp yürümeye başladı. Küçücük adımları vardı. Ben de sanki hipnotize olmuş

Bülent Uçar ” KİŞİSEL – FANTASTİK BİR ONTOLOJİ ”

__________ Kendi kendinin nedeni olarak var olan kendinde varlığın, mutlak ya da hakikat olanın karşısında diğer güç olarak beliren varlık ya da var oluş hali – en doğru şey bile olsa; korkutucu bir günaha, utanç veya yanlışa dönüşür. Bu durumda

Bülent Uçar ” YOLCULUĞUN İLK KISMI ”

_____________ Yirmi üçüncü yaşına girdiği günün akşamında, o sormuş, Nuri de söylemişti ona:  ‘’ Bilmem, annemin hiç yere ölen kardeşimi arada unutup iki büklüm halde ağlamadığı tüm günler olabilir.’’ demişti. Soru ’’Hayatının en güzel günü hangi gün?’’ diye sorulmuştu. Ancak

Bülent Uçar ” GERÇEK BİR APTALIN HÜZÜNLÜ FENOMENOLOJİSİ ”

________ Bir defasında nerede olduğunu hatırlamıyorum ama bir yerde şöyle yazdığını okumuştum: ‘’İnsanlar, sahip oldukları bütün özelliklerden rahatsızlık duyup, kendilerini eksik bulabilir. O konuda daha iyi olmak isteyebilirler. Ama kusurlu, yetersiz ya da eksik akıllı olduklarını hiç düşünmezler. Bu konuda

Bülent Uçar ” NEDENİ OLMAYAN BİR AKŞAM ”

_____________ Ona doğduğunda verilmiş isim konunda sorunları olmuştu. Çünkü öğretmenleri dahil, onu tanıyan, ona seslenmek isteyen bütün insanlar, ismin Ergün mü yoksa Ergun mu olduğu konusunda ikilemde kalmışlardı. Henüz ilk gençlik günlerinde bulunan tüm yarı çocuk yarı yetişkinlerin yaptığı gibi

Bülent Uçar ” BİRAZ PARA MESELESİ, KAÇMA EĞİLİMİ VE EVE DÖNÜŞ HAKKINDA ”

____________ Babası ona bağımlılığa yatkın bir genetik ve güzelliğe karşı aşırı düşkünlük eğilimini miras bırakarak, onun başına ne denli büyük bir bela açtığının farkında elbette ki değildi. Bir de bunlar yetmezmiş gibi, ona, anlamını hiç kimsenin, kendisinin bile bilmediği, tamamen

Bülent Uçar ”ADANA’DA BİR NİHİLİST KAZAĞI ”

_____________ Bunun parasızlıkla ilgisi yoktu. Tamamen rastlantı, şans ya da şanssızlıkla ilgili bir şeydi. Sonuçta olumlu ya da olumsuz işin özü rastlantıydı. O günlerde hepimizin yaz ve kış kıyafeti, bir tür mevsimlik üniforması vardı. Siyah bir kot pantolon, yaz kış

Bülent Uçar ” HEGEL, GEIST ve ASLINDA HER ŞEY HAKKINDA ”

____________ Hegel’e dair bir rivayete göre, onun bir öğrencisine, ‘’Beni bir tek sen anladın ama sen de yanlış anladın’’ dediği söylenir. Böyle bir söylemin gerçekte var olup olmadığını bilmiyorum. Kimse bilemez. Ancak bilebileceğimiz bir gerçek var. O da Hegel’in ortaya

Bülent Uçar ” WITTGENSTEIN, DİĞERLERİ VE UZAKTAKİ ŞEYLER HAKKINDA ”

                                   “Sınırı geçtik ama hâlâ buradayız.                         İnsanın evine ulaşabilmesi için daha kaç sınır geçmesi gerekir                                    Ellerimi uzatsam sana dokunabilirdim, biliyorum… Ve parçalanmış zaman yeniden bütünleşirdi…                                                Ama bana engel olan bir şey var,                                                Keşke sana döndüm diyebilsem…

Bülent Uçar ” NASIL DELİRECEĞİNİ BİLEN ADAM ”

___________ Nereye gittiğimizi bilmiyordum. Aklımda sadece Cehennemin, sabote edilmiş cennet olduğu düşüncesi ve gideceğimiz yerde beni bekleyen bilinmezliğin cazibesi vardı. Uzunca bir yol aldık. Hep az kaldı sanarak teselli ettim kendimi ama o anlarda bile o sanı korkutucu gerçeği gizliyormuş.

Bülent Uçar ” AHŞAP KUTUDAKİ ZAMAN KAPISI ”

_____________ Örtsen üstünü, hatırlanmaması gereken ölümün… Büyücü, ”olur” dediğinde, başarsan bunu. Sonra fark edersin – unutmak illüzyon. Cesetler orada, ilk günkü kırıcılığıyla bekliyor. Kilerin yanındaki tuz deposundalar. Gitmemişler, Sayısız yeni günün ardından üzerleri kapatılmış. Hafızan temiz sanki Bunlar sayıklanan şeylerdi.

Bülent Uçar ”GÖRÜNMEZ ADAMIN ZAMANDA SALVOSU ”

___________ Bunu başarabildiğimi, bir tür süper kahraman olduğumu, açık konuşayım, görünmez olduğumu, ilk fark ettiğimde sinemadaydım. Salonda benden başka seyirci yoktu ve perdedeki görüntü, Lynch’n Mulholland Drive’ından bir sahneydi. Kovboy adlı bir karakter vardı ve bu kovboy, adamın tekine:  ‘’Bir

Bülent Uçar ” BEN – HUR, İNTİKAM ya da BAĞIŞLAMANIN ERDEMİ

  ________ BEN – HUR’un aslen Kazakistanlı yönetmeni Timur Bekmambetov, film içinde tuhaf bir şey yapıyor ve sanki seyirciye şunu söylüyor: ‘’Ben de dahil olmak üzere tüm yönetenler, yöneticiler, sizin ne hissetmeniz, amacınız ne olması gerektiği hakkında size ne söylersek

Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ”

Bülent Uçar ” YÜRÜMENİN FELSEFESİ ya da BİR ESTETİN YÜRÜYÜŞÜ ”

________ Estetik Tavır, sanat felsefesi literatüründe şöyle tanımlanır: Bir güzellik karşısında, onu ele geçirme, sahip olma, dokunma arzusu duymadan, sadece izliyor olmanın duyurduğu sonsuzluk, özgürlük ve huzurun hazzı için bakma edimi… İşin içine çıkar beklentisi girmediği sürece bu durum estetik [...]

Nisan 8, 2017 FELSEFE
Bülent Uçar ” BAHÇEYE DÜŞEN SESSİZ KADIN ”

Bülent Uçar ” BAHÇEYE DÜŞEN SESSİZ KADIN ”

_____________ Gerçekliği özüne taşıyarak onu sözcüğün asıl anlamında hakiki kılan şeyin ne olduğunu bilemiyorum. Öyle sanmak, bu sanının uzun sürerek gerçekliği taklit etmeye ve bunda çok başarılı olmaya başlaması, bilinç ve onun oradaki hassas bölgesinde imge dünyasının en ıslak ve [...]

Mart 26, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” MEHMET AÇAR ve YENİ ROMANI HAKKINDA – ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER”

Bülent Uçar ” MEHMET AÇAR ve YENİ ROMANI HAKKINDA – ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER”

ÖZENLE GİZLENEN ŞEYLER   ___________ İnsanın aklı, bilinç, ruh ya da yaşadıklarını sakladığı hafıza; soyut, ölçülemeyen ve bilinemez şeyler midir? Yoksa Thomas Hobbes’un dediği gibi, bilinç, akıl ve duygular da maddi şeyler midirler? Ruh mesela, onun dediği şekliyle, ‘’ince fizik [...]

Mart 25, 2017 FELSEFE&EDEBİYAT
Bülent Uçar ” BİR YAS, AĞIT VE İLK GÜN MATEMATİĞİ ”

Bülent Uçar ” BİR YAS, AĞIT VE İLK GÜN MATEMATİĞİ ”

_______________ Epeydir peşinde olduğumuz açıklığa ulaşarak, sırrı çözdüğümüzde, Adana’da İstasyon meydanında, adı Gümüşat olan birahanede bekliyordu beni.  İçeriye girdiğimde küçük bir masada, masadan da küçük rakı şişesi açık, mezeler hazırdı, beni görünce ayağa kalktı – elini uzattı ”Ahbap n’aber?” – [...]

Mart 11, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” İLK ROMAN – 8 ÖLÜ 27 ŞARKI – ÖNSÖZ  ve ARKA KAPAK YAZISI ”

Bülent Uçar ” İLK ROMAN – 8 ÖLÜ 27 ŞARKI – ÖNSÖZ ve ARKA KAPAK YAZISI ”

_____________ 8 ÖLÜ 27 ŞARKI İlgililer için Açıklama 8 Ölü 27 Şarkı adlı ilk kitabım, bir roman olarak Verita Kitap tarafından yayımlandı. Kitabı, bu bölgede edinmek isteyen ilgililer, ona, bugünden itibaren, Sinanoba’da Gül’ün Orta Şeker adlı kafesinde ulaşabilir. Kitaba ulaşmak [...]

Şubat 26, 2017 GÜNÜN KONUSU
Bülent Uçar ”ÇARMIHTA ÖDENEN BORÇ ”

Bülent Uçar ”ÇARMIHTA ÖDENEN BORÇ ”

__________ O an, anlaşılmayı öyle çok istiyor ve anlaşılmama ya da yanlış anlaşılma riskinden öyle çok korkuyordum ki, konuşmasam daha mı iyi olur diye düşünürken, kendimi nasılsa alışırım, diye ikna ettim ve söyledim: ‘’Yani, çarmıha gerilsem, her şey ve herkesle [...]

Şubat 21, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BAŞLANGICI OLMAYAN ESKİ ŞEYLER ”

Bülent Uçar ” BAŞLANGICI OLMAYAN ESKİ ŞEYLER ”

____________ Bir defasında, etkisini sadece iki gün sürdüren, kimsenin karşı koyamadığı bir zırhım olmuştu. Hiçbir kötücüllük ya da karanlığın delip geçemediği bir zırh… Keşke daha uzun sürseydi. Ama sadece iki gün… Sonra, bu zırha dair özü sadece kendime açıkladım. Belki [...]

Şubat 11, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” ORADA YÜNDEN DE SICAK O SÖZCÜKLER ”

Bülent Uçar ” ORADA YÜNDEN DE SICAK O SÖZCÜKLER ”

____________ Bir ara, aslında çok uzun zaman önce, içimdeki kapkara bir duygudan dolayı,  tanıdığım ben değil de başka biri olduğum günlerde, hiç uyuyamıyordum. Uyuyamıyordum dememeliyim de uyuyup uyanıyor, sonra, açık bıraktığım televizyonun gürültüsüne rağmen yerimden kalkıp onu kapatmıyordum. Bir uyku [...]

Şubat 1, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” BİR RÜYA, SABAH YÜRÜYÜŞÜ ve AKŞAMÜSTÜ KARANLIĞI ”

Bülent Uçar ” BİR RÜYA, SABAH YÜRÜYÜŞÜ ve AKŞAMÜSTÜ KARANLIĞI ”

___________ Kendimi bir rüyanın içinde, çok eski bir arkadaşımın çocukluğu olarak gördüm. Bana öyle, ne yaptığını bilmezmiş gibi, neredeyse ağlamaklı bir halde bakıp duruyordu. Sonra, bakmayı sona erdirerek, ayağa kalıp yürümeye başladı. Küçücük adımları vardı. Ben de sanki hipnotize olmuş [...]

Ocak 22, 2017 ÖYKÜ
Bülent Uçar ” KİŞİSEL  – FANTASTİK BİR ONTOLOJİ ”

Bülent Uçar ” KİŞİSEL – FANTASTİK BİR ONTOLOJİ ”

__________ Kendi kendinin nedeni olarak var olan kendinde varlığın, mutlak ya da hakikat olanın karşısında diğer güç olarak beliren varlık ya da var oluş hali – en doğru şey bile olsa; korkutucu bir günaha, utanç veya yanlışa dönüşür. Bu durumda [...]

Ocak 9, 2017 FELSEFE
Herbalife Ürünleri