Sunday 24th June 2018,
Sinematografik
Paylaşımlar
Bülent Uçar ” BİR DEİZM, ARKE, VAR OLUŞ ve TÜMÖR FENOMENOLOJİSİ ” Bülent Uçar ” EN İYİ YERDEYİZ ” Bülent Uçar ” BİR ÖĞLE SONU, HİÇ SIKILMADAN AYNI ŞEYİ YAPTIK ” Bülent Uçar ” HAK EDİLMİŞ SAHTEKÂRLIKLA GELİŞEN BİR KUSURSUZ  HİLE ” Bülent Uçar ” BİR KORKU ve ÖZLEM MESELESİ ” Bülent Uçar ” LİLİ, KIRIK BİR KALP ya da  MUTLAK MASUMİYET ” Bülent Uçar ” KENDİLİĞİNDEN, MUTLAK IŞILTILAR ” Bülent Uçar ” TÜM TRAJEDİLERİN  İLK NEDENİ ” Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, ÇÖKÜŞ ve BELİRSİZLİK ” Bülent Uçar ” ÖLÜMÜN BELİRTİLERİ NELERDİR ” Bülent Uçar ” HERAKLEITOS ve HEGEL İÇİN ATILAN 12 MİLYON ADIM ” Bülent Uçar ” SÖZCÜKLER, PARMAK UÇLARI ve KORKU ” Bülent Uçar ” İKİ FİGÜRANIN NASA SERÜVENİ ” Bülent Uçar ” BİR KADIN, BİR ERKEK ve FİZİK ÖTESİ BİR ŞEY HAKKINDA ” Bülent Uçar ” İBRAHİM ve OĞLU İSMAİL’in ANLATILMAMIŞ HİKÂYESİ ” Bülent Uçar ” BİR KORKU VE GÜZELLİĞE DUYULAN TUTKUNUN HİKÂYESİ ” Bülent Uçar ” MAHVOLMUŞ HAYATLAR SENSÖRÜ ” Bülent Uçar ” TÜM SONLAR AYNIDIR ” Bülent Uçar ” SALINGER – HOLDEN CAULFIELD ve BİR ÇOCUK SAHİCİLİĞİ ” Bülent Uçar ” BİR ÖLÜ ADAMIN RİCASI ÜZERİNE ” Bülent Uçar ” ALIŞILMAMIŞ BİR TUTKU MEKTUBU ” Bülent Uçar ” BİR BİLİNÇ BLOĞU – ESKİ – BROT APARTMANI ” Gamze Yönet ” YAKIN ZAMANIN RUHUNDAKİ DÖRT ADAM ” Bülent Uçar ” MUTSUZ ve DALGIN OLMA ya da ÜZGÜN GÖZLERLE BAKMA ÖZGÜRLÜĞÜ ” Bülent Uçar ” AĞAÇ KOVUĞUNDA YAŞAYAN SERSERİNİN KARNI NASIL DOYDU? ” Bülent Uçar ” KURGULAR ve YALANLAR ” Bülent Uçar ” O YAŞLI KADIN, HER ŞEYİ NEDEN BİLİYORDU ” Bülent Uçar ” SUYUN DERİNİNDE ” Bülent Uçar ” ODADAKİ ADAM – ELİNDE BİR ABSOLUTE ŞİŞESİYLE ” Bülent Uçar ” MUTSUZ ve BAŞARISIZ OLMAK İÇİN BİRKAÇ ALTIN KURAL  ” Bülent Uçar ” BİR AŞK, İKİ KİŞİ, GECE, BİR ŞARKI ve HİÇBİR ŞEY ” Bülent Uçar ” ON BİRİNCİ YÜZYILDA ” Bülent Uçar ” JAMES JOYCE / ULYSSES / FENOMENEOLOJİ / ANGELOPOULOS  ve Le Regard D’ULYSSE ” Bülent Uçar ” YOKLUĞUNDA SEVİLEN ADAM ” Bülent Uçar ” HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ ” Bülent Uçar ” GÜZEL DELİRENLER ya da BİR SÜPER KAHRAMANIN AŞKI ” Bülent Uçar ” BİR MELANKOLİ REKORU ” Bülent Uçar ” MİSİNA ” Bülent Uçar ” KADIN GÜZELLİĞİ SADECE ZAMAN, MEKÂN ve HER ŞEYİ Mİ BELİRLER? ” Bülent Uçar ” SAPLANTI ya da METAFİZİK BAŞKALDIRI ” Bülent Uçar ” EVDEN UZAĞA ”

Bülent Uçar ” BİR DEİZM, ARKE, VAR OLUŞ ve TÜMÖR FENOMENOLOJİSİ ”

___________   Başlangıç   Deizm, ilgili ve gerekli literatürde, haklı ve doğru olarak şu şekilde tanımlanır: Tanrı, mutlaktır, vardır, her şeyi yaratandır ve yarattıktan sonra, yaratılanların kendi aralarındaki, kendi içlerindeki ilişki, iletişim ve dinamiklere dair hukuku, matematik ve kural silsilesini

Bülent Uçar ” EN İYİ YERDEYİZ ”

_________ Ercan, uykuya geçtiği andan, yaklaşık on üç saat sonra, öğle vaktinin ardından, saat dört gibi uyandı. Boğazında, akşamüstü içtiği votkanın bıraktığı acı tat, dil ve damağında da votkanın sert tadına rağmen, sütün yumuşak ve okşayan etkisini duydu. Mithat, aynı

Bülent Uçar ” BİR ÖĞLE SONU, HİÇ SIKILMADAN AYNI ŞEYİ YAPTIK ”

___________ Nereye gittiğimizi bilmiyordum. Aklımda sadece Cehennemin, sabote edilmiş cennet olduğu düşüncesi ve gideceğimiz yerde beni bekleyen bilinmezliğin cazibesi vardı. Uzunca bir yol aldık. Hep az kaldı sanarak teselli ettim kendimi ama o anlarda bile o sanı korkutucu gerçeği gizliyormuş.

Bülent Uçar ” HAK EDİLMİŞ SAHTEKÂRLIKLA GELİŞEN BİR KUSURSUZ HİLE ”

______________________ Yıllar sonra: ‘’Sevdiğinden değil, yalnızlıktan korktuğun için insanlarla birlikte zaman geçiriyorsun, yoksa sen hiç kimseyi sevmezsin, sanki dünya beyaz bir örtü ve sen nerede bulunursan bulun, kara -  kapkara bir leke gibi göze çarpıyorsun, içinde sadece öfke ve kötülük

Bülent Uçar ” BİR KORKU ve ÖZLEM MESELESİ ”

1 _______________ Kadının göz kapakları yabancı birer varlık, ona ait göz kapakları filan değilmiş de gözlerinin üzerinde gezinen yassı birer böcekmiş gibi kendi başlarına hareket ediyorlardı. Bu göz kapakları kapanıyor, altlarına uykuyu alarak zamanı yavaşlatıyor, sonra birkaç saniyeyi sonsuzca uzatıyorken

Bülent Uçar ” LİLİ, KIRIK BİR KALP ya da MUTLAK MASUMİYET ”

  ________________ Lili, onun gerçek adı değildi. Ona zaten kimse gerçek adıyla seslenmezdi. Ve bu nedenle, ona yapılan tüm övgüler değersiz, onun sakarlığıyla başına açtığı tüm utanç verici haller de onun için hiç sorun olmaz gibi gelirdi bana. Çünkü her

Bülent Uçar ” KENDİLİĞİNDEN, MUTLAK IŞILTILAR ”

1 ________________   Öncekiyle sonrakini, geçmiş olanla şimdiki ve gelecek olan gerçeği birleştirdiğimde, her şey nasıl da değerli bir anlam bütünlüğü içeriyor. Ancak ilk parça – başlangıç – kayıp. O, olmayınca, sonraki gerçekler, anlamsızlaşarak, değer kaybı yaşıyor. Tüm varlık ve

Bülent Uçar ” TÜM TRAJEDİLERİN İLK NEDENİ ”

_______________ Var oluşa birden geçen ya da zaman içinde usulca beliren tüm trajik olaylar bütünü, kaynağını öyle sanıyorum ki tek bir yerden alıyor. Biri ölür, yaşam devam eder. Benim için trajik ve haksızca olan bu. Çünkü bir gün bana bir

Bülent Uçar ” BİR ŞARKI, ÇÖKÜŞ ve BELİRSİZLİK ”

GÜN’ün ne zaman başladığını kimse bilmez. Dünya, kendi ekseninde dönmeye başladığı ilk anda, zamanın hangi kısmı yaşanıyordu? Bu sorunun cevabı önemli… Eğer bu dönüş, akşamüstü başladıysa, günün hangi bölümüne sabah denileceği büyük muamma. Ne zaman başladığını o da bilmiyordu. Saatte

Bülent Uçar ” ÖLÜMÜN BELİRTİLERİ NELERDİR ”

______________   En ölümcül hastalık dahi, ölümün yanında, nasıl da şifaya yakın görünüyor   Ben: Bir travmanın sonucu var olmuş tüm korku ve endişelerin, hatta delilik ve türlü ağır ruh sağlığı bozukluklarının kaynağı olan prima örnek, İsa Peygamber’in mucizeye bulaştırarak

Bülent Uçar ” HERAKLEITOS ve HEGEL İÇİN ATILAN 12 MİLYON ADIM ”

___________________ Patlayıcının pimi, onun doğduğu gün; kişisel hafızasına tutunamayan o ilk anlar yaşanırken çekilmişti. Dünyadaki var oluşunun kayıt dışı geçen ilk saniyelerinde… Ve bu patlayıcı, pimi çekildikten üç ya da sekiz saniye sonra patlayan türden değildi. Yaklaşık kırk yıl sonra

Bülent Uçar ” SÖZCÜKLER, PARMAK UÇLARI ve KORKU ”

_______________ Tek başına görünse de orada var olan – gerçek – göründüğünden farklıdır. Kendini asan ilk insandan, zehirleyen ve kendi başına ateş eden son insana dek hep aynı… Hiç değişmez… Kişi, İNTİHAR sırasında iki kişidir. Nerede olursa…  İster kalabalık şehir

Bülent Uçar ” İKİ FİGÜRANIN NASA SERÜVENİ ”

________ Henüz bir tek filmde bile gözükmemişti. Figüran da değildi, bir karakter oyuncusu olmasına daha çok vardı. Amerika’daydı. Söylentilere göre NASA’da görevliydi. Düşünsel serüveni boyunca, ne evrenin ne insanın başlangıcını sorgulamıştı, ne de sonun sonrasını… Ne mutlak iyi’nin ne olduğuyla

Bülent Uçar ” BİR KADIN, BİR ERKEK ve FİZİK ÖTESİ BİR ŞEY HAKKINDA ”

___________ Orada bir yerde olacak. Onu, hiç unutmadan hep düşüneceğim. Hiç aklımdan çıkmadan, en uzak kuytuda bekleyecek. Ancak, bin yıl geçse bile gerçek olmayacak. Çünkü yapmayacağım. Eylem yok. Heves hiç olmadı. Yeterli güce de sahip değilim. İçimde taşıdığım ama bana

Bülent Uçar ” İBRAHİM ve OĞLU İSMAİL’in ANLATILMAMIŞ HİKÂYESİ ”

________________ 1 Yirmi beş yıl önce, Aralık 1989′da; Sıtkı, mahalle okulundaki ikinci yılını güçlükle bitirmişti. Dokuz yaşındaydı ve hayatını değiştiren o tuhaf görüntüler, hiç beklemediği o kısacık anda, soğuk bir kış günü gerçekleşti. Sözü geçen gün, Sıtkı’ınn, ilk o gün

Bülent Uçar ” BİR KORKU VE GÜZELLİĞE DUYULAN TUTKUNUN HİKÂYESİ ”

___________________           Kızın adını öğrenmeden birkaç saniye önce, Balıkçılar Çarşısı’nın orta yerindeki Katolik Ermeni kilisesinin çan sesi duyuldu. Sonra da kızın adı… Sanem… Oysa hep başka bir şeymiş gibiydi adı. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü ben, ona Ivich diye seslenildiğini

Bülent Uçar ” MAHVOLMUŞ HAYATLAR SENSÖRÜ ”

__________________ Bir adam, hiç kimse başına bile isteye kötülük getirmez, demiş. Ancak, gerçek de kanımca şu ki, başa gelen her kötü şey, mutsuzluk, bela ya da keder de kişinin kendi çabasının, kendi yapıp etmeleriyle, seçimleri sonucu gelir. Kendim, onlardan biriyim.

Bülent Uçar ” TÜM SONLAR AYNIDIR ”

__________________ Konu, zaman olunca, kafamın içi belirsizlikle doludur. Hiçbir tahminim tutmaz, yakınından bile geçmez. Ben de bu nedenle hep temkinli davranır, asla kontrolsüzlük etmem. Bir öğle sonu, ben, arazinin ortasına biriken yağmur suyuna düştükten sonra mıydı, önce mi, anımsamıyorum ama

Bülent Uçar ” SALINGER – HOLDEN CAULFIELD ve BİR ÇOCUK SAHİCİLİĞİ ”

                                   HOLDEN’ın SAHTEKÂRLARI  Çocuk çocukken kollarını sallayarak yürürdü  Derenin ırmak olmasını isterdi Irmağın da sel Ve su birikintisinin de deniz olmasını… Çocuk çocukken Çocuk olduğunu bilmezdi Bağdaş kurup otururdu Sonra koşmaya başlardı Saçının bir tutamı hiç yatmazdı Ve fotoğraf çektirirken

Bülent Uçar ” BİR ÖLÜ ADAMIN RİCASI ÜZERİNE ”

1 Adam, bir rüyanın içindeyken düşündü: ‘’Sonunda anlam verebilmiştim, yok olma arzusundaki gücün cazibesine.’’dedi, kendi kendine. ‘’Bunu başkası duymamalı’’ diye de uyardı yine kendini. Çünkü sadece ölüler ve ‘’sahip’’ anlar bunu. Ve hiç kimse görünmeyen’e yaklaşarak, gözlerini açamaz ona.’’ Küçük

Bülent Uçar ” ALIŞILMAMIŞ BİR TUTKU MEKTUBU ”

_______________ Önceki gece… Papaz Erhan, votkaya tekila muamelesi yapmayı denemiş ve buzdolabında önceki kıştan kalan çürümüş limonla, tuz, votka üçgeni kurarak, sonunda başarmıştı bunu. Sonra da sesini, hayranlık duyduğu Müslüm Gürses’e benzeterek, onun repertuarından bir şarkı söylemeye başlamıştı. Şarkının adı

Bülent Uçar ” BİR BİLİNÇ BLOĞU – ESKİ – BROT APARTMANI ”

______________ Öyle gizli saklı bir duygu haliydi ki sözünü ettiği ve durumu öyle açık seçik kavramış, öyle anlaşılır şekilde dile getirerek ifşa etmişti ki, ona ‘’ Beni bu konuda böylesine anlaşılır şekilde çözdüğüne göre, ikimiz neredeyse aynıyız ve birbirimize çok

Gamze Yönet ” YAKIN ZAMANIN RUHUNDAKİ DÖRT ADAM ”

ATATÜRK   Kimine göre kahraman, kimine göre bir asker, kimine göre siyaset adamı, kimine göre –dile kolay- ülkenin kurucusu, kimine göre devlet yıkıcı, kimine göre dinsiz…  Bu liste böyle uzayıp gidiyor. Bana göre tek bir kelime ile özetlenemeyecek kadar büyük

Bülent Uçar ” MUTSUZ ve DALGIN OLMA ya da ÜZGÜN GÖZLERLE BAKMA ÖZGÜRLÜĞÜ ”

______________ Kendimi bir tek belki ben öldürebilirim. Ve sözünü ettiğim şeyin intiharla zerre ilgisi yok. Kendimi bir kazaya kurban etmekten, üstelik bunu en ahmakça yoldan yaparak, kazanın ikinci tarafının da kendim olmasından, pisi pisine ölüp gitmekten söz ediyorum. Bunun için

Bülent Uçar ” AĞAÇ KOVUĞUNDA YAŞAYAN SERSERİNİN KARNI NASIL DOYDU? ”

Bir hayatı değerli kılacak, boşa geçmemiş sayacak şey ne? Bilmiyorum. Bir ömrün bütünün kurtulacağı fikri de çok tanıdık değil. Yabancı bir düşünce – belki insan bir aylığına, mevsimlik ya da hafta sonu süresince erebilir ruhsal kurtuluşa ama bütünüyle nasıl olur

Bülent Uçar ” KURGULAR ve YALANLAR ”

Her şeyin başlangıcında, o günlerde yaşanan hayatlar ve kurgusal triplerde olduğu gibi bir kız vardı. Kızın çok özel ya da çok güzel olması gerektiği anlar vardı. Ama bu kız meselesi daha çok bir erkeği, ölmeye ramak kala hale getiren can

Bülent Uçar ” O YAŞLI KADIN, HER ŞEYİ NEDEN BİLİYORDU ”

  ______________   Eve tanımadığımız birinden mektup gelip duruyordu. Özenli zarflar içinde, alıcının adı dışında göndericinin de kendini saklamadığı, adını bizzat yazarak yolladığı mektuplar… Bir zarfın içinden bunları yollayanın fotografı bile vardı. Ama fotograftan çok ortaçağda yaşamış bir yaşlı kadının

Bülent Uçar ” SUYUN DERİNİNDE ”

______________ On iki yaşında ve zenci sanıyordu çocuk kendini. Kapkara bir yüzü vardı hayalinde ve henüz aynaya bakmayı bilmiyordu. Oraya, yansıya baktığı ilk gün, sarışın ve beyaz olduğunu fark ettiğinde anladı zenci olmadığını ve yaşının da beş olduğunu.  Yaşındaki sayılardan

Bülent Uçar ” ODADAKİ ADAM – ELİNDE BİR ABSOLUTE ŞİŞESİYLE ”

____________ İstanbul, Tarlabaşı’nda… Yüksek yokuşun alt kısmındaki ucube merdivenlerin kıyısında… On dokuz numaralı sokaktaki tabelacının tam adı, Muhittin Yeşilyurt’tu. Muhittin’i eskiden beri tanırdım. 1999 yılında ikimiz de Adana’daydık. O, Üniversitenin Heykel bölümünde sekizinci yılındaydı. Sonunda, bölümü bitirmek için bir şans

Bülent Uçar ” MUTSUZ ve BAŞARISIZ OLMAK İÇİN BİRKAÇ ALTIN KURAL ”

________  1 Salim’in abisi ölmüştü. Biz çoktan böyle terk edilmiş ve sessizlik içinde tekinsiz hissetmeye başlamıştık.  Her şeyin olağan ve eskisi gibi olduğunu gördüğümüzdeyse buna inanamayarak, hayret duyan bakışlarla izlemiştik olup bitenleri. Salim’in abisi öldükten sonra sokakta, o yazın güneşi

Bülent Uçar ” BİR AŞK, İKİ KİŞİ, GECE, BİR ŞARKI ve HİÇBİR ŞEY ”

__________ Kadın, buluşma anından yaklaşık beş saat sonra Galata Kulesi’ne tırmanan yokuşun orta yerinde, kuleye yirmi adım filan kala, ”Beni seviyor musun” diye soracaktı adama. Adam da  ”Sen sormadığında ve ben konuşmak zorunda kalmadığımda, evet.” diye karşılık verecekti ona… Kapalı

Bülent Uçar ” ON BİRİNCİ YÜZYILDA ”

______________ Geçmiş, hatta uzak geçmiş zaman konularında sadece tahmini olarak konuşulabiliyor. Sanırım on birinci yüzyılda, ortaçağ’daydık. Hafta sonu olduğuna eminim de günün cumartesi mi Pazar mı olduğunu bir türlü anımsayamıyorum. Ben, ıssız bir bozkırın orta yerinde, sadece sütunlara tutturulmuş, tek

Bülent Uçar ” JAMES JOYCE / ULYSSES / FENOMENEOLOJİ / ANGELOPOULOS ve Le Regard D’ULYSSE ”

_____________                                                                         ‘’Sınırı geçtik ama hâlâ buradayız, insanın evine ulaşması için daha kaç sınır geçmesi gerekir. ‘’(Theo Angelopoulos)             ‘’Doğumdan evvel mesuttur bebek. Rahmin derununda eder ibadetin. Ana rahmindeki her şey onun için pek münasip şekilde hak edilmiştir. (James

Bülent Uçar ” YOKLUĞUNDA SEVİLEN ADAM ”

_____________ Bir arkadaşım anlatmıştı. Ben de anlattığı şeye hayran kalmış, duyduğum en güzel sevgi anlatısı, benzetmesi olduğunu düşünmüştüm. ‘’…Dedem beni öyle severdi ki…’’ demişti. ‘’Bana hep ‘Seni öyle çok seviyorum ki, içimi açsalar sen çıkarsın’ derdi. Anlattığı bu şey çok

Bülent Uçar ” HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ ”

________________ Söylenip işitildiğinde, dile de kulağa da kolay gelen şeyler kategorisine ait olsa da, şimdi söyleyeceğim şey, zorlu bir duygu ve konuyu içeriyor. Çok uğraştım, çok acı çektim, çok yoruldum, uykusuz kaldığım da oldu, hastalandığım da ama sonunda, başkalarına rehberlik

Bülent Uçar ” GÜZEL DELİRENLER ya da BİR SÜPER KAHRAMANIN AŞKI ”

________ 1 1998 yılı, kış vakti… Adana’da, aralıksız esen sert rüzgârlarla birlikte, çok soğuk geçen ve sanki buzdanmış gibi donduran bir beş hafta yaşandı. Aralık ayının son günlerinde başlayarak, Ocak ayının sonuna kadar süren o uzun kırk gün… O beş

Bülent Uçar ” BİR MELANKOLİ REKORU ”

_____________ Salim’in abisi ölmüştü. Biz çoktan böyle terk edilmiş ve sessizlik içinde tekinsiz hissetmeye başlamıştık.  Her şeyin olağan ve eskisi gibi olduğunu gördüğümüzdeyse buna inanamayarak, hayret duyan bakışlarla izlemiştik olup bitenleri. Salim’in abisi öldükten sonra sokakta, o yazın güneşi her

Bülent Uçar ” MİSİNA ”

___________ Ölü adam, karanlık otobanı koşarak geçerken, binlerce ton ağırlığındaki hüznüyle içi mutsuzluğun kapkara rengiyle boyanmış bir kadın, tutunduğu her şeyin ağırlığını artırıyor, ne yana dönse, dünya o yana doğru eğiliyordu ve ben, birini hayal ediyordum. Ona çok yabancı değildim,

Bülent Uçar ” KADIN GÜZELLİĞİ SADECE ZAMAN, MEKÂN ve HER ŞEYİ Mİ BELİRLER? ”

________  Bir babanın, ayrılmak istemediği oğluna, çöllerle ilgili söylediği şu sözleri, denizlerle ilgili olarak söylemeyi tercih ederim:             ‘’Oğlum, sen iste yapalım. Bir gemiye binerek kaçalım. Denizler üzerinde yol alalım. Uzaklaşalım ve bir daha hiç dönmeyelim. Sadece geri dönenler yakalanırlar, biz, eğer

Bülent Uçar ” SAPLANTI ya da METAFİZİK BAŞKALDIRI ”

_________ Bazı hikâyeler, ‘’Tamam, pekâlâ olan oldu ve her ne olduysa geride kaldı, unutalım ve önümüze bakalım… ” demeyen, diyemeyen, biricik olduğunu düşünen öfkeli adamların hikâyeleridir. Aklın egemen olduğu uygar dünyada bir tür hastalık ve kişilik bozukluğu olarak görülse de

Bülent Uçar ” EVDEN UZAĞA ”

  _________ Cennetten uzağa… Bahçe kapısının ötesinde ölçü tutmayan uzaklıkta, toz toprak içinde, yürümekle geçen yedi yüz uzun gün… O günlerde zihnin rutubetli kuytusunda, karanlık mağarada oluşuyor, orada büyüyorlardı. Sonra bir gün, gece patlayarak dağılırken uyandı bilinç. Güneş ışıkları mağarayı

Bülent UÇAR – Sinematografik’in 2012 Oscar favorileri

Bülent UÇAR – Sinematografik’in 2012 Oscar favorileri

Sinematografik,  bu yılın oscar favorilerini açıklıyor! İşte sinematografik’in favorileri… EN İYİ ERKEK OYUNCU KATEGORİSİNDE MONEYBOLL FİLMİNDEKİ PERFORMANSIYLA ve AKILLARDAKİ YARİNİ HALA KORUYARAK BİR HAYRANLIK ESRİKLİĞİ UYANDIRAN  ”the assassination of jesse james by the coward robert ford” taki UNUTULMAZ PERFORMANSINA İSTİNADEN, hem [...]

Şubat 3, 2012 YÖNETMENLER&OYUNCULAR
Christopher Nolan – The Dark Knight Rises

Christopher Nolan – The Dark Knight Rises

[...]

Şubat 2, 2012 VİDEOLAR
Yavuz Angınbaş – Bir Tür Olarak Korku Sineması

Yavuz Angınbaş – Bir Tür Olarak Korku Sineması

İtalyan Korku Sineması Son yıllarda sinema  salonlarından korku filmleri eksik olmuyor. Özellikle gençlerin rağbet ettiği bu filmler genelde “Scream”in başarısıyla birlikte tekrar hayata, dönen seyirci ile yaşıt Amerikalıların sapık bir katil veya doğaüstü güçler tarafından katledildiği 80’lerin gözde türü olan Hollywood [...]

Şubat 2, 2012 ÖYKÜ
Hikmet Temel Akarsu – İgnos Sanık Sandalyesinde – V for Vendetta

Hikmet Temel Akarsu – İgnos Sanık Sandalyesinde – V for Vendetta

Hikmet Temel Akarsu İstanbul, 14 Nisan 2006     (Yazarın 5 Mayıs 2006 Tarihli Radikal Kitap’ta yayınlanan yazısı.) [...]

Şubat 2, 2012 ÖYKÜ
Emre Karacaoğlu – Rock’n Roll Sineması

Emre Karacaoğlu – Rock’n Roll Sineması

[...]

Şubat 2, 2012 ÖYKÜ
Hikmet Temel Akarsu – Bir Nuri Bilge Ceylan filmi ”Kasaba” incelemesi

Hikmet Temel Akarsu – Bir Nuri Bilge Ceylan filmi ”Kasaba” incelemesi

[...]

Şubat 2, 2012 ÖYKÜ
The Artist film müziği

The Artist film müziği

Vizyon tarihi: 27 Ocak 2012 Yönetmen: Michel Hazanavicius Oyuncular: Jean Dujardin, Bérénice Bejo, John Goodman… [...]

Şubat 2, 2012 MÜZİK
Theo Angelopoulos&Le Regard D’ Ulysse

Theo Angelopoulos&Le Regard D’ Ulysse

  “Geri döndüğümde başka birinin giysilerini taşıyor olacağım üzerimde. Başka birinin ismini… Uzun kayboluş ve arayış serüveninin ardından yanına gelişim beklenmedik bir şekilde olacak, ansızın… [...]

Şubat 2, 2012 YÖNETMENLER&OYUNCULAR
The Man Who Stare at Goats’tan, Lyn Cassady (Clooney ve Bop Wilton (Mcgroger) dialogu

The Man Who Stare at Goats’tan, Lyn Cassady (Clooney ve Bop Wilton (Mcgroger) dialogu

Lyn : … Artık ordudan ayrılıyordum Larry peşimden geldi ve bana ”dim mok” vuruşu yaptı, tam yüzümün ortasına Bob : ”Dim mok vuruşu mu” Lyn : ”Evet Bop, dim mok vuruşu.” Bob: ”Nasıl bir vuruş bu, anlamı ne?” Lyn: ”Eski [...]

Şubat 2, 2012 YÖNETMENLER&OYUNCULAR
Bülent Uçar – Jay Anania – James Franco – Josh Lucas – Martin Donovan

Bülent Uçar – Jay Anania – James Franco – Josh Lucas – Martin Donovan

Shadows&Lies, filmin senarist ve yönetmeni ismi pek duyulmamış, 2005 yılında Her Name is Carla’yı 2006′da Day on Fire’ı çekmiş olan Jay Anania. Filmin baş kişisi kendisine William Vincent diye seslenen kayıp ve daha da kaybolmak için kişisel deneyleri olan bir [...]

Şubat 2, 2012 YÖNETMENLER&OYUNCULAR
Herbalife Ürünleri